Kafa travmaları ve bunların sonucunda oluşan beyin hasarlarına bağlı bellek, konuşma ve dikkat bozuklukları, davranışla ilgili şikayetler, fiziksel olarak aktif olan toplumun genç kesimini etkiler. Büyük sıklıkla ülkemizin önemli sorunlarından olan trafik kazalarının bazen diğer kazaların ve yaralanmaların sonucu olarak da ortaya çıkarlar.

Herhangi bir sebeple geçirilen kafa travmasının sonuçları çok değişken olabilir. Ardından biraz baş ağrısı ve sersemlik hissi gibi çok hafif semptomların yanı sıra komaya kadar uzanan bilinç kaybı ortaya çıkabilir. Yine ortaya çıkan çarpma sonucu beyinde sadece hafif bir sarsıntıdan, ezilmeler ve beyin içi ciddi kanamalara uzanan bir etkilenme biçimleri söz konusu olabilir. İşte bu etkilenmelerin şiddeti ve beyinde etkilediği bölgeler (loklizasyon) ortaya çıkan nörolojik belirtileri ve iyileşmenin nasıl olabileceğini belirler.

Kaza döneminin, hatta bazen haftalar öncesinden başlayarak hatırlanamaması sık rastlanılan bir özelliktir. Genellikle yeni şeylerin öğrenilmesi bozulmuştur. Bazen kişi yakınlarını tanıyamaz yada tanısa bile isimlerini kendisinin onlarla olan ilişkisini tam olarak hatırlayamaz. Bu duruma lisan bozuklukları (afazi) de ilave olursa, yani beynin lisanı üreten bölgeleri de hasar görmüşse yanlış kelimeler kullanma, bazen konuşamama, bazen konuşulanı söyleneni anlayamama da duruma eşlik eder.

Hastanın zihni karışıktır, bazen nerede olduğunu anlayamaz, zamanı bilemez, yada bunları karıştır. Belirli bir konuya, konuşmaya odaklanamaz, dikkatini gerektiği gibi toparlayıp bir şeye yöneltemez, genel bir şaşkınlık hali izlenir. Bazen bu akli meleke hasarlarına hayaller görme, şüpheler, olamayan şeyler uydurma, hatırlayamadığı dönemler ve zamanlar için hikayeler uydurma, saldırganlık, öfke patlamaları, aşırı konuşma ve hareketlilik, yada tam tersi aşırı durgunluk, isteksizlik, uykusuzluk yada aşırı uyku, uyku döngüsünün ters dönmesi biçiminde davranışla ilgili belirtilerde ilave olabilir.

Genellikle denge bozukluğu, yürümede güçlük, baş ağrıları çabuk yorulma gibi nörolojik diğer belirtilerde yukarıda tarif edilen şikayetlere eşlik eder. Bazen sara nöbetleri sıkıntılı durumlar yaratır.

Hem akli melekelerdeki, hem davranıştaki belirtilerin, hem de nörolojik semptomların dikkatli bir nörolojik muayene ve nöropsikometrik değerlendirme sonrasında ilaçlar, bir takım zihin egzersizleri ve bazen fizik tedavi yaklaşımlarıyla erken dönemden itibaren tedavi ve takip edilmeleri başlangıçta çok ağır gibi görünen hastalarda bile yüz güldürücü sonuçlar alabilme imkanı sunar.